kocamdan habersiz şöföre verdim
Siyah Volkswagen Transporter’ın sürtünme sesi, sakin mahallemizin tek gürültüsü olarak kulaklarımda çınlarken, aracının koltuğuna gömülüyorum. Galip Abi direksiyon başında, elleri devasa deri volanı kavrayarak, ön camdan yolu süzülen gözleriyle her zamanki gibi profesyonel ve sakin. Oğlum Can’ın okul bahçesine koşarak girdiğini, sırt çantasını savururken görüyorum. Kalbim, yerinde durmak yerine boğazıma atıyor bir anda. Galip Abi, aynadan bana bakıyor. Gözlerinin kenarındaki o ince kırışıklıklar, gülümsemesinin sadece bir parçası. Ama bu gülümseme farklı. Sanki arabanın içindeki hava bir anda değişiyor, yoğunlaşarak ciğerlerime doluyor.
Kapılar kilitlenince, tıkırtı sesi kulaklarımda yankılanıyor. Arka koltuktaki ojeli ayakkabılarımı çekiyorum, eteğimi dizlerime doğru düzeltiyorum. Galip Abi sessizce motoru çalıştırıyor ama hareket etmiyor. Elini vites kolundan çekip, ön koltuğun arkasındaki cebe yaslıyor. Gözlerim ön koltuğun başlığında duran, üzerinde sigara izi olan bir lekeye kilitleniyor. Nefes almak zorlaşıyor. İçimdeki o yasak tutku, mideyi bulandıran bir heyecanla karışıp yükseliyor.
“Meltem Hanım,” diyor Galip Abi, sesi kalın, biraz da hırıltılı. “Bugün erken döndük. Can okulda.”
Sadece başımı sallayabiliyorum. Boğazım kuruyor. Elini, vites kolundan çekip bacağıma koyuyor. Sıcak avucu, donuk deri koltuğun üzerindeki tenimde yanıyor gibi. Parmakları yavaşça yukarı kayıyor, baldırımı okşuyor. Tüylerim diki diki oluyor. Bu dokunuş, kocamın hiç yapamadığı kadar sahiplenici, hem de aşağılayıcı bir iştahla dolu. Vücudum, aklımın reddetmesine rağmen bu ele itaatkar bir şekilde eğiliyor.
Galip Abi aracı hareket ettiriyor ama yola çıkmıyor. Arka taraftaki o eski, ter kokan apartmanın otoparkına doğru sürüklüyor arabayı. Motorun rölanti devri, göğüs kafesimi titretiyor. Yerleşik düzenin, o temiz, masum ev hanımı hayatımın dışına çıktığımın farkındayım. Galip Abi’nin bakışları aynadan bana takılıyor. O bakışta sadece bir şoför yok, beni bir parça et gibi gören, yutmak isteyen bir erkek var.
Araba durduğunda, etraf sessiz. Burası kimse tarafından görülmeyen, karanlık bir köşe. Galip Abi emniyet kemerini çözüyor ve koltuğunu yana yatırıyor. O devasa gövdesi, arabanın içini dolduruyor. Sanki yer yokmuş gibi üzerime eğiliyor. Tırnaklarıyla, gömleğimin ilk düğmesini açıyor. Bir anda, soğuk hava tenime çarpıyor ama onun sıcak nefesi daha da yakıyor.
“Amını götümü yalayıp sikeceğim Meltem,” diyor Galip Abi, kulağıma fısıldayarak. Sözleri kirli, ağza alınmaz ama benim için bir nehir gibi akıp gidiyor.
Eteklerimi yukarı çekiyor, bacaklarımı açıyor. Aracın tavanından sarkan o bulaşık deterjanı kokusu, onun ter kokusuyla karışıyor. Parmakları, külotumun kenarından süzülüyor, ıslaklığımı hissediyor. Ben zaten sırılsıklam olmuşum. O ilk dokunuşta bile, mahremiyetimin en kuytusuna işlediğini hissediyorum. Oğlumun okulda olduğunu, kocamın işte olduğunu düşünüyorum ama beynimdeki o görüntüler bulanıklaşarak yok oluyor.
Galip Abi başını bacaklarımın arasına gömüyor. Külotumu yana çekiyor ve diliyle amımı yalamaya başlıyor. O dili, tahriş edici, sert ve acımasız. Klitorisimi emiyor, dişleriyle hafifçe ısırıyor. Bağırarak zevk alıyorum ama sesim arabanın içinde yankılanmıyor, sadece boğazımda düğümleniyor. Ellerim koltuğu kavrayarak, kendime gelmeye çalışıyorum ama Galip Abi’nin dili, beni her saniye biraz daha aşağı çekiyor.
O yalarken, parmaklarını göt deliğime sokuyor. İlk başta direnç gösteriyorum ama o sertçe itiyor. Parmakları, dar deliğimi genişletiyor, acı ve zevk birbirine karışıyor. Gözlerimi kapatıyorum, sadece hissediyorum. O dili amımı yalarken, parmakları götümü sikiyor. Bu ikili saldırı, beni tamamen savunmasız bırakıyor. Vücudum kasılıyor, orgazmın eşiğine gelip gidiyorum.
Galip Abi kalkıyor, pantolonunu indiriyor. O devasa yarağı, dimdik ve damarlı olarak karşımdaya dikiliyor. Korku ve arzu bir anda içimde patlıyor. O yarağın beni nasıl parçalayacağını, nasıl dolduracağını düşünüyorum. Üzerime eğiliyor, yarağını amıma değdiriyor. Sertçe itiyor, içine giriyor. İçimi yırtarcasına acı ve dolgunluk aynı anda. Bağırıyorum ama sesim yine boğuluyor.
Galip Abi sertçe pompalamaya başlıyor. Her darbesinde, araba sallanıyor. Yarağın başı, rahim ağzıma çarpıyor. Gözlerimden yaşlar geliyor ama zevk o kadar yoğun ki, durmasını istemiyorum. O sertçe, acımasızca sikiyor beni. Ellerim boynuna dolanıyor, tırnaklarım sırtını çiziyor. O, bu acıyı hoşlanıyor.
“Sik beni Galip Abi,” diye inliyorum. “Daha sert!”
O, emri yerine getiriyor. Hızlanıyor, yarağın damarlarını amımın duvarlarında hissediyorum. O sıcak, tuzlu sıvı, içimi dolduruyor. Gözlerim kayıyor, sadece o anı yaşıyorum. Oğlum, kocam, hayat… hepsi unutuluyor. Sadece Galip Abi’nin o sert yarağı ve benim onun altında inleyen vücudum var.
Galip Abi durmadan devam ediyor, beni orgazma sürüklüyor. Kasılıyorum, titriyor, bağırarak boşalıyorum. Amım kasılarak yarağını sıkıca sıkıyor. O da boşalmak üzere, hızını artırıyor. Son bir sert darbeyle, içine boşalıyor. O sıcak döl, beni dolduruyor, taşırıyor. Nefes nefeseyiz, terliyor, birbirimize yapışıyoruz.
Biraz sonra, Galip Abi yarağını çekiyor ve içimden akan dölü parmaklarıyla topluyor. Gözlerime bakıyor, o gülümseme yine yüzünde. Bu sefer daha tatlı, daha sahiplenici. O dölü parmağıyla ağzıma götürüyor. Dilimi çıkarıp yalıyorum. Kendi tadımı ve onun tadını alıyorum. Kirli, aşağılayıcı ama inanılmaz derecede arzulu bir an.
Galip Abi pantolonunu düzeltiyor, koltuğunu tekrar yerine çekiyor. Ben de eteğimi toparlıyorum, gömleğimi düzeltiyorum. Araba tekrar yola çıkıyor. Oğlumun okulundan geçerken, kalbim yine sıkışıyor ama bu sefer farklı bir heyecanla. Yasak ilişkimiz, bu kirli sırrımız, her hafta tekrarlanacak. Oğlum okula gittiğinde, Galip Abi beni alacak ve arabasında, evinde, her yerde sikecek. Kocamın haberi olmadan bu yaşamaya devam edeceğiz. Bu düşünce, beni hem korkutuyor hem de tahrik ediyor. Galip Abi’nin elini, bacağıma tekrar koyuyor. Bu sefer daha sakin, daha kararlı. Ben de elimi onun üstüne koyuyorum. Bu, başlangıçtan ibaret.