Instagram’dan Yatağa: Arzunun Sanal Yolculuğu
elefon ekranının mavi ışığı yüzümü aydınlatırken parmaklarım ekrarda süzülüyor. Instagram’ın sonsuz akışında sıkılmış bir halde gece yarısı kaydırırken onun profiline denk geliyorum. Meltem. Profil fotoğrafında geniş gülümseyen bir yüz, arkada belirsiz bir park manzarası. Hesabı açık ama gönderileri dikkat çekici. İki çocuk annesi, evli, tipik bir Anadolu kadını gibi duruyor ama gözlerinde bir şey var. Bir huzursuzluk belki de arzunun gizli bir kıvılcımı. Takip et butonuna basıyorum ve mesaj kutusuna yöneliyorum.
“Selam, fotoğrafların çok güzel,” yazıyorum. Basit, klasik bir giriş. On dakika sonra cevap geliyor. “Teşekkür ederim, sen de çok yakışıklısın.” Bu sohbet birkaç gün boyunca sıradan başlıyor; günaydınlar, nasılsınlar, havalar hakkında konuşuyoruz. Ama Meltem’in mesajları giderek daha kişisel, daha samimi bir hal alıyor. Bir gece, çocukları uyuttuktan sonra eşinin televizyon izlerken uyuyakaldığını anlatıyor. “Evli olmak bazen çok yalnız hissettiriyor,” diye ekliyor. Bu cümle bir kapı aralıyor benim için.
Sohbet giderek derinleşiyor. Meltem, kocasının kendisini sadece bir ev kadını olarak gördüğünü, aralarındaki tutkunun yıllar önce bittiğini itiraf ediyor. “Ben hala bir kadınım,” diye yazıyor, “içimdeki yangın sönmüş sanıyorlar ama değil.” Klavye üzerinden parmaklarım hızla cevap yazarken kalbim hızla çarpıyor. Onun bu açığını, bu ihtiyacını doldurabilecek tek kişi benim gibi geliyor. “O yangını yakmak için birinin eline su dökmek yetmez,” yazıyorum, “ateşle başa çıkmalı.” Meltem bundan hoşlanıyor. Emojiler, gülücükler ve ardından daha açık sözlü mesajlar geliyor.
Birkaç gün süren bu sanal flört, Instagram’ın DM kutusunun sınırlarını zorlamaya başlıyor. Meltem, kocasının onu ihmal etmesinden, yatak odalarındaki soğukluktan şikayet ediyor. “Senin gibi birini hayal ediyorum bazen,” diyor. “Bana nasıl dokunacağını bilen, beni kadın gibi hissettiren biri.” Bu noktada, bu sanal ilişkiyi gerçek bir buluşmaya taşımam gerektiğini biliyorum. Arkadaşımın boş duran evi aklıma geliyor. Şehrin dışında, sessiz, kimse tarafından tanınmayacağımız bir yer.
“Yarın hava güzel,” yazıyorum Meltem’e. “Bir yerlerde buluşup konuşsak iyi olur.” İki dakika içinde cevap geliyor: “Nerede?” Arkadaşımın evinin adresini atıyorum. “Orası güvenli, rahatsız olmazsın.” Meltem biraz tereddüt ediyor ama sonra “Tamam,” diyor. “Çocuklar okula gidecek, koca işe. Ben de geleceğim.” Bu onay mesajı, telefonumu kenara bırakıp yatağa uzanmama engel oluyor. Ertesi gün sabahı iple çekiyorum.
Ertesi gün, arkadaşımın evine gidiyorum. Temizlik yapıyorum, perdeyi hafıfçe açıyorum, ışığın yumuşak girmesini sağlıyorum. Mutfakta birkaç içecek hazırlıyorum. Saat öğleye doğru Meltem’dan mesaj geliyor. “Yoldayım.” Kalbim boğazıma atlıyor. Kapı zili çaldığında derin bir nefes alıyorum ve kapıya gidiyorum. Kapıyı açtığımda Meltem’i görüyorum. Fotoğraflarındakinden daha güzel, daha canlı. Dar bir kot pantolon, üzerine sıkı bir bluz giymiş. Saçları hafif dalgalı, dudaklarında açık renk bir ruj.
“İçeri gel,” diyorum adımını kenara çekerek. Meltem içeri giriyor, etrafı kolaçan ediyor. “Güzel ev,” diyor ama sesi titrek. “Sakin.” Kapıyı kilitliyorum ve ona doğru dönüyorum. Aramızdaki mesafe kapanıyor. Instagram’daki o cesur mesajların sahibi şimdi ayakta, gözlerimizin içine bakıyor. “Korkuyor musun?” diye soruyorum. Meltem başını iki yana sallıyor ama ellerini birbirine kenetlemiş. “Biraz,” diyor. “Ama heyecanlıyım da.”
Ona mutfaktan su getirdiğimde parmaklarımız hafifçe değiyor. Bu basit temas, bir elektrik şoku gibi üzerimizde etkisini gösteriyor. Salondaki kanepeye oturuyoruz. Aramızda boşluk var ama hava dolu. Meltem bacak bacak üstüne atıyor, kot pantolonunun gerilmesiyle kalçalarının şekli belirginleşiyor. “Kocan bugün ne yapıyor?” diye soruyorum sohbeti başlatmak için. Meltem gülsü bir ifadeyle bakıyor. “Muhtemelen iş yerinde biriyle dalga geçiyor ya da bilgisayarın başında uyuyor,” diyor. “Beni hiç düşünmüyor.”
Sözlerim giderek daha faydacı, daha arzulu bir tona bürünüyor. “Onun hatası,” diyorum. “Senin gibi bir kadını elden kaçırmanın bedeli ağır olur.” Meltem yüzünü kızartıyor ama gözlerini kaçırmıyor. “Instagram’da yazdıkların aklımdan çıkmıyor,” diye fısıldıyor. “Bana dokunmaktan bahsetmiştin.” Bu davet, beklediğim an. Yanına doğru kayıyorum, elimi dizine koyuyorum. Meltem’in cildi sıcak, teni pürüzsüz. Elini elimin üzerine koyuyor, sıkıca bastırıyor.
Yüzüne yaklaşıyorum, kokusunu içime çekiyorum. Pahalı bir parfüm ve hafif bir sabun kokusu. Dudaklarına yaklaşırken nefesim kesiliyor. Meltem gözlerini kapatıyor, dudaklarını hafifçe aralıyor. Öpücüğümüz yumuşak başlıyor ama hızla tutkulu bir hal alıyor. Dilini ağzının içine davet ediyorum, dillerimiz birbirine dolanıyor. Meltem’in elleri gömleğimin yakalarına yapışıyor, beni kendine çekiyor. Bu öpücük, Instagram’daki sanal sohbetin ötesinde, gerçek bir arzunun patlaması.
Ellerim beline iniyor, kot pantolonunun sıkı lastiğini hissediyorum. Kalçalarını avuçluyor, kendime doğru çekiyorum. Meltem inilti bir ses çıkarıyor boğazının derinliklerinden. “Lütfen,” diye fısıldıyor dudaklarımın arasında. “Beni unut.” Bu sözler üzerimdeki kontrolü tamamen kaybedirmeme neden oluyor. Bluzunun düğmelerini çözmeye başlıyorum. Meltem yardım ediyor, elleri benimkilerle iç içe. Bluz yere düşüyor, önünde sutyeni duruyor. Göğüsleri dolgun, sutyenin altından taşacak gibi.
Sutyenin kopçasını açıyorum, göğüsleri serbest kalıyor. Memeleri dik, uçları sertleşmiş. Ağzımı birine götürüyorum, dilimle ucuyla oynuyorum. Meltem başını geriye atıyor, saçları omzlarına düşüyor. “Ah,” diye inliyor. “Evet, orası.” Diğer elimle diğer memesini okşuyorum, parmaklarım ucunu sıkıca sıkıyorum. Meltem’in vücudu titriyor, bana yaslanıyor. Koltuğun yumuşaklığına gömülüyoruz ama zihnimiz tamamen buradayız.
Kot pantolonunu çıkarmaya çalışıyorum. Meltem ayağa kalkıyor, pantolonunu ve külotunu tek hamlede indiriyor. Önümde tamamen çıplak duruyor. Vücudu harika, doğum izleri onu daha da çekici kılıyor. Bacakları uzun, amı tıraşlı, ıslaklığını hissedebiliyorum. Ben de pantolonumu çıkarıyorum, yarağım dışarı fırlıyor. Meltem bakışlarını yarağıma dikiyor, gözleri büyüyor. “Büyük,” diyor. “Kocamınki böyle değil.”
Yere yatıyorum, Meltem üzerine çıkıyor. Yarağımı eline alıyor, okşuyor, sonra yavaşça amına yerleştiriyor. İçine girmeye başladığımda Meltem derin bir nefes alıyor, kaşlarını çatıyor. “Sikiyor musun beni?” diye soruyorum. Meltem başını sallıyor, aşağı inip kalkmaya başlıyor. Amı sıkı, sıcak ve beni içine çekiyor. Her hareketinde zevk suları artıyor. Kalçalarını tutuyorum, ona ritim veriyorum.
Meltemp hızlanıyor, inlemeleri yükseliyor. “Evet, evet,” diye bağırıyor. “Daha sert, daha derin.” İstediğini veriyorum, kalçalarına sertçe çarparken yarağımın tamamını içine sokuyorum. Meltem’in tırnakları sırtımı çiziyor, acı ve zevk birbirine karışıyor. Orgazm olduğunda vücudu kasılıyor, çığlık atıyor. Sıvıları yarağıma boşalıyor. Ben de dayanamıyorum, içine boşalıyorum.
Son nefeslerimizi alırken birbirimize sarılıyoruz. Terli, tatmin olmuş, Instagram’daki sanal dünyadan gerçek bir zevk dünyasına geçmişiz. Meltem başını göğsüme koyuyor. “Bu harikaydı,” diye fısıldıyor. “Kocam asla bunu yapamaz.” Benim için de bu, unutulmaz bir başlangıç.