olgun bir kadınım ama genç erkek seviyorum

elam, ben Gül. Kırk beş yaşındayım ama aynaya her baktığımda gördüğüm kadın, yaşını sadece gözlerinin kenarındaki ince çizgilerinde saklayan bir avcıdır. Göğüslerim iridir, ağır ve dolgun; büstüme oturan her bluzun düğmelerini zorlar, önlerindeki boşluğu doldurup taşar. Bugün evdeyim, ayak bileğim alçıyla sarılı, kırık olduğu için hareket kabiliyetim kısıtlı. Salonun kadife koltuğuna uzanmışım, bacağımı önüme uzatmış haldeyim. Kapı zili çaldığında içimde bir titreme oluyor değil, sadece beklenen bir uyarı. Arabam tamir olmuştu ve ayağımın bu haliyle onu almaya gidemiyordu. Tamirci, aracı bana getirmeyi teklif etmişti. yollu.net

Kapıyı açıyorum. Karşımda Kenan duruyor. Yirmili yaşların başında, taze, henüz hayatın zorluklarıyla aşınmamış bir yüz. Siyah, hafif yağlı bir t-shirt ve dar kot pantolon giymiş. Elinde arabamın anahtarı var. Gözleri, kapı eşiğinde duran halimle önce yüzüme, sonra iri göğüslerime kayıyor. O bakışı tanıyorum. Erkeklerin fizikime bakışında hep aynı açgözlülük vardır. Kenan’ınki de farklı değil. Boğazını yutlayarak içeri giriyor.yollu.net

“Hanımefendi, arabanızı aşağıya çektim,” diyor. Sesi kalın, ergenliğin yeni yeni geçmiş o hırıltılı tonlarda.

“İçeri gel Kenan, biraz su içersin,” diyorum ve yavaşça rotayı salona çeviriyorum. Yürüyüşüm alçıdan dolayı aksak ama kalçalarımı sallayarak onu peşimden sürüklüyorum. Biliyorum ki gözleri arkamda, belimdeki kıvrıma ve popomun hareketine kilitlenmiş durumda. Dar kot eteğim her adımda popomu sıktıkça, onun hayalindeki görüntüye daha da bürünüyorum. Evimin içinde parfümümle karışık havanın, onun genç, erkeksi hormonlarını nasıl tetiklediğini hissedebiliyorum.yollu.net

Salona geldiğinde koltuğa işaret ediyorum, ben ise karşıdaki kanepeye uzanıyorum. Bacağımı, alçıyı tam görünecek şekilde öne uzatıyorum. Bu bir oyunun başlangıcı. Genç erkekler, yaşça büyük kadınlara, onların tecrübesine ve bedenlerine her zaman bir merakla yaklaşmışlardır. Kenan, önüne koyduğum su bardağını eline alıyor ama içmiyor. Gözleri sürekli bacaklarımda, dekoltemde dolanıyor. Bluzumun üst düğmesi açılmış, göğüslerimin arasındaki o derin vadi, onun bakışlarında kayboluyor.yollu.net

“Şikayetin var mı, arabanla ilgili?” diye sorarak boşluğu doldurmaya çalışıyor ama odağı başka yerde. Sesi titreyerek çıkıyor boğazından.

“Hayır, şikayetim yok,” diye cevap veriyorum ve sesimi bir ton alçaltıyorum. “Ama başka bir şikayetim olabilir. Seninle ilgili.”

Kenan bardağı masaya bırakıyor. Kaşlarını kaldırıyor, şaşkınlık ve arzu karışık bir ifade yüzüne yerleşiyor. “Benimle ilgili mi?”yollu.net

Evet, evet. O an, o profesyonel maske iniyor. Ben, kırk beş yaşındaki, iri göğüslü, ayak kırık bir kadın olarak onun karşısında yalnızca bir av değil, bir avcıyım. Eğilip, bluzumun üst düğmesinin açık olduğunu fark ettirircesine öne doğru eğiliyorum. Göğüslerimim ağırlığıyla yerçekimine karşı direndiği o an, onun nefesini kesiyorum. Göğüslerim bluzun kumaşına baskı yapıyor, meme uçlarım sütyenimin ince kumaşının altında belli oluyor.

“Evet, Kenan,” diyorum, elimi kendi uyluğumda gezdirerek. “Gençsin, güçlüsün ve bana bakışın… bana ne istediğini çok net anlatıyor.”

Kenan koltukta duraksıyor. Arasında kalan mesafe, sadece fiziksel değil. O, bir tamirci çırağı; ben, evli, yaşça büyük bir kadın. Ama bu yasaklar, ateşi sadece körüklüyor. Ayağa kalkıyor, adımlarını benim kanepeye doğru atıyor. Kalbim göğüs kafesime vura vura atıyor ama yüzümde soğuk, emin bir gülümseme var. Pantolonunun önündeki o kabarıklık, beni haklı çıkartıyor.yollu.net

“Ne yapmamı istiyorsunuz?” diye soruyor. Sesi titriyor, heyecanı yüzünden okunuyor.

“Gel,” diyorum, sadece bu kelimeyi.

Yanına geliyor. Duruyor, tepemin ucunda. Oturmuş halimde, yüzü tamamen göğüslerimin hizasında. Elini uzatıyorum, parmaklarımını kirli, yağlı t-shirtinin üzerinde gezdiriyorum. Kasları sert, derisi sıcak. Dokunuşumla birlikte bedeninde bir gerilme hissediyorum, bir yayın gerginleşmesi gibi. Göğsündeki kıllar sert, ellerimle okşadığımda titriyor.

“Önce bunu çıkar,” diyorum, t-shirtunun yakasını işaret ederek.

Kenan tereddüt etmiyor. T-shirtünü başından çıkarıp yana atıyor. Karşımda genç, tıknaz bir erkek vücudu duruyor. Göğsü kıllı, karnı hafif kasmış, omuzları geniş. Ter kokusuyla karışık o erkeksi koku burnumu dolduruyor, başımı döndürüyor. Benim elim şimdi onu vücudunda, ter ve erkeksi kokunun yoğun olduğu yerlerde geziniyor. Eğilip, beline kadar iniyorum, pantolonunun kemerine dokunuyorum. Bu, bir sinyal.

“Bana hizmet etmeni istiyorum, Kenan,” diye fısıldıyorum. “Bana kendini ver.”yollu.net

Pantolonunun kemerini çözüyorum. Fermuarı aşağı çekiyorum. İç çamaşırının üzerinden sertleşmiş yarağını hissediyorum. Kalın, uzun ve kanla dolmuş bir organ. Eğilip, yüzümü karnına gömüyorum. Teninin kokusu burnumu dolduruyor. O da artık dayanamıyor, ellerini saçlarıma doluyor. Kemerini tamamen açıyorum, pantolonunu ve iç çamaşırını aşağıya indiriyorum. O muhteşem organ serbest kalıyor. Dik, damarlı, kafası kırmızılaşmış ve hazır. Benim elim onu kavrayıp sıvazlamaya başlıorum. Kenan inliyor, başını geriye atıyor. Bu gücü, bu gençliği avuçlarımın içinde hissetmek beni delirtiyor.

Eğiliyorum, dilimin ucunu başının ucuna getiriyorum. Tuzlu, hafif asidik bir tat. Dilimle etrafını dolaşıyor, yavaşça emiyorum. Kenan’ın nefesi hızlanıyor, göğsü inip kalkıyor. Ağzımı açıyorum ve o devasa yarağı yavaşça içine alıyorum. Tamamen ağzıma dolduruyor, boğazıma kadar ilerliyor. Boğazımı dolduruyor, nefes almamı zorlaştırıyor ama bu beni daha da heyecanlandırıyor.

Başımı ileri geri hareket ettiriyorum, emme işlemini ritmik bir hale getiriyorum. Dilim, şaftının altındaki o hassas damarı tahrik ediyor, dudaklarım sıkıca kenetlenmişken sürtünme yaratacak şekilde hareket ediyorum. Kenan’ın elleri saçımı sıktıkça, saçlarımı çektikçe acı ve zevk karışık bir duygu yayılıyor kafama. Tükürüklerim akıyor, yarağı ıslatıyorum, kayganlaştırıyor. “Ah, Gül hanım,” diye mırıldanıyor, sesi boğuk bir inilti halinde.yollu.net

Yarağını ağzımdan çıkarıyorum, göğüslerimin arasına alıyorum. Iri göğüslerimi sıkıştırarak yarağım orada hapsediyorum. Kenan, bu manzaraya dayanamıyor, kalçalarını ileri geri yaparak göğüslerim arasında sıkışıp duruyor. O sert, sıcak et, yumuşak tenim arasında gidip geliyor. Göğüslerimin başları sürtünmeyle sertleşiyor, zevkten uyuşuyor.

“Sik beni,” diye hırlıyorum. “Artık dayanamıyorum.”yollu.net

Kenan beni kanepeye itiyor. Eteğimi yukarı çekiyor, külotumu yırtarcasına aşağı indiriyor. Bacaklarımı açıyorum, ona o ıslak, sıcacık, bekleyen amımı sunuyorum. Klitorisim şişkin, zevk suları damlıyor. O, üzerine eğilip önce parmaklarını içime sokuyor. Bir, sonra iki parmak. Ben inliyorum, sırtımı kemeriyorum. Parmakları içimde dönerken, duvarlarımı okşuyor, o hassas noktaları buluyor. Parmaklarının içindeki o sertlik, beni nasıl bir kadına dönüştürdüğünü hissediyorum.

Sonra parmaklarını çıkartıyor ve yerine o devasa yarağını getiriyor. Başını amımın dudaklarına dayıyor. Yavaşça, milim milim içine giriyor. İçimi dolduruyor, genişletiyor. O kadar büyük ki, içimi yırtılıyormuş gibi hissediyorum ama bu acı tatlı. Tamamen içine yerleştiğinde duruyor, bir an donup kalıyor. İçimde çınlayan o dolgunluk, beni çıldırtıyor.

“Sik beni lanet olası şey!” diye bağırıyorum.

Kenan hareket ediyor. Önce yavaş, ritmik darbelerle. Sonra hızlanıyor. Kalçaları şaklatıyor, göğüslerim zıplıyor, salona zevk iniltilerim yansıyor. O, genç bir boğa gibi beni beceriyor. Her vuruşunda, amımın derinliklerine çarpıyor, o noktayı tahrip ediyor. Delice, açgözlülükle, nefes nefese. Amım suları onun yarağıyla karışıp kayganlaşıyor, sesler daha da gürültülü hale geliyor. “Sik beni, sik bu amı!” diye bağırıyorum, zevkten kendimi kaybediyorum.

“Dön,” diye emrediyor.yollu.net

Ben emre uyuyorum. Dört ayak üzerine kanepeye çıkıyorum, popomu ona doğru kaldırıyorum. Alçılı ayağımı yana çekiyorum, zor da olsa pozisyon alıyorum. Kenan arkama geçiyor, ellerini belime doluyor. Yarağını bu sefer amımdan değil, daracık götümden girmeye hazırlanıyor. Göğüslerim sarkıyor, ağırlıklarıyla sallanıyor.

Önce parmağını tükürükle ıslatıp götüme sokuyor. Genişletiyor, gevşetiyor. Sonra yarağını, yine ıslatılmış başını, deliğime dayıyor. İçeri girmeye çalışıyor. Bir direnç, sonra bir açılma. Başının içeri girmesiyle birlikte bir çığlık atıyorum. Bu, yarağın amıma girmesinden çok daha farklı, daha yoğun bir dolgunluk. Yanıyor, acı ve zevk birbirine karışıyor.

Kenan durmuyor. İçeri daha da ilerliyor. Göğüslerim sallanıyor, ellerim koltuğun kolçaklarını sıkıca tutuyor. O, götümü sikiyor. Her vuruşunda, tüm bedenim sarsılıyor. İçimde yanıyor, titriyor. Zevkten gözlerim kayıyor, ağzımdan salyalar akıyor. O daracık delik, onun devasa yarağına teslim oluyor.

“Sikin götümü! Boşalt içime!” diye bağırıyorum.

Kenan hızını artırıyor. Nefesleri kulaklarımda şamata yaratıyor. Kalçaları popoma çarpıp duruyor, o şaklama sesleri salonun her yerine yayılıyor. O, bir makine gibi, durmadan, yorulmadan beni kullanıyor. Ben, kırk beş yaşında bir kadın olarak, bu yirmili yaşındaki erkeğin altında eziliyor, ona teslim oluyorum. Göğüslerim çarpıyor, yüzüm koltuğa sürünüyor.

Kenan bir an duruyor, göğsüme yapışıyor. “Boşalacağım,” diye hırlıyor.

“İçime boşalt, her yerine,” diye yalvarıyorum.

Son birkaç sert vuruştan sonra Kenan titriyor. İçime, götümün derinliklerine sıcak dölleri fışkırıyor. O sıcaklık, o dolgunluk beni de tetikliyor. Amım kasılıyor, sıvılarım fışkıra fışkıra akıyor. Orgazm, tüm bedenimden bir dalga gibi geçiyor, beni sarsıyor, felç ediyor. Kenan’ın dölleri içinde kaynıyor, beni doldurup taşıyor.

Kenan üstümden yana kayıyor, nefes nefese yatıyor. Ben de yana dönüyorum, ona bakıyorum. Terli, yorgun ama mutlu. Yarağı hala sert, üzerinde döl ve zevk sularımız karışık bir halde duruyor. Eğilip, onu yine temizlemek için ağzıma alıyorum. Kalan artıkları yutuyorum, lezzetli, tuzlu tadın tadını çıkarıyor. Kendi dölümün ve onun dölünün karışımını yutmak, beni tekrar heyecanlandırıyor.

Salonun içinde ağır bir nefes alma sesi ve cinsel kokunun yoğunluğu var. Ben, Gül, kendi evimde, alçılı ayağımla, genç bir tamirci çırağıyla yaşadığım bu anın tadını çıkarıyorum. Bu, sadece bir seks değil, bir zafer. Gençliğin enerjisini, kendi tecrübemle harmanlayıp yuttuğum bir zafer. Vücudumun her yerinde onun izi var, dölleri, teri, kokusu.

Kenan gözlerini açıyor, bana gülümsüyor. “Bu… inanılmazdı,” diye mırıldanıyor.

“Sadece başlangıç,” diyorum, parmağımla dudaklarını okşayarak. “Arabam ne zaman bozulursa, yine beni ara.”

Kenan gülüyor, başını sallıyor. Giyinip, evden çıkıyor. Kapı kapandığında, yalnız kalıyorum ama bedenimde hala onun izleri var. Göğüslerim hala hassas, amım ve götüm sızlıyor, o tatlı sızıyı hissediyorum. Koltuğa uzanıyorum, gözlerimi kapatıyorum ve o anı tekrar tekrar yaşıyorum. Genç bir erkeğin, benim iri göğüslü, olgun bedenimi nasıl istediğini, nasıl nasıl çıldırdığını. Ve benim, onun nasıl kölesi oldum. Bu döngü, bu oyun, asla bitmeyecek.