Arkadaşımın eşi bana tecavüz et dedi

tel odasının kapısı arkamdan kilitlenirken metalik bir tınlama sesi koridorda ölümcül bir şekilde yankılanır. Önümde duran Şule, o anki duruşuyla her zamanki gibi kendinden emin, ama gözlerinin derinliklerindeki o gizli, çürüyen açlıkla beni yiyor. Sadık dostumun eşi. Adamın evinde, aklının ucundan geçmeyeceği, iğrenç fantezilerle dolu bir kadın. Odaya adım atıp, kapı numarasının kendine özgü o paslanmış levhasına bakmadan önce, havadaki o ağır, bekleyiş sessizliğini ciğerime çekerim. Halının üzerine düşen tek ışık, Şule’nin üzerindeki dar siyah elbisenin bel kıvrımlarını, o yuvarlak, kalçalarını vurguluyor. O an aklımdan geçen tek şey, onu bu masum duruşundan çıkarıp, içindeki canavarı çıkarmak.yollu.net

“Geldin,” der Şule. Sesi alçak, boğuk bir toklukla, bir fahişenin müşterisini karşılar gibi. Elinde ağır, siyah bir valiz var. Onu yatağın kenarına bırakırken, valizin tekerlekleri halının üzerinde gıcırtıyla sürünür, sanki o gece yapacaklarımızın habercisi gibi. “Her şeyi hazırladım.”yollu.net

Valizin kilitlerini açarken parmaklarında bir titreme yok. Soğuk metal yaylar serbest kalır ve kapağı kaldırır. İçinden çıkanlar, odaya hükmeden o cinsel, karanlık atmosferi anında değiştirir. Kalın, kırmızı ipler. Cilt ten rengine çalan ama dokusu kauçuk gibi sert olan kelepçeler. Ve yan yana duran, boyutları giderek artan o iri, silikon dildo’lar. En büyüğü, bir insan kolunun kalınlığında ve damarlı, sadece bakmakla bile insanın içini korkutuyor ama Şule’nin gözlerindeki ışık parlıyor.yollu.net

Şule, elbisesinin omuzlarından kayan ince kumaşı düzeltir ama aslında onu daha çabuk soymak istediğini belli eden bir aceleyle hareket eder. “Bağla beni,” der, gözlerimi avuç içlerime dikerek. Sözleri bir emir değil, tamamen bir yalvarış gibi ama içindeki o dominant arzuyu bastırmaya çalışan bir türğüşmeyle. “Beni kullan, beni parçala.”yollu.net

Yatağa doğru ilerlerim. Yatak örtüsü pürüzsüz, saten bir koyu gri. Şule, kendini yatağın üzerine bırakır, sırtüstü yatarken saçları yastığın etrafına dağılır, bir melek gibi ama niyeti şeytani. Bacaklarını açar, o anki pozisyonuyla her şeyi bana teklif eder. O masum duruşu gitgide kayboluyor, yerini çıplak bir arzu alıyor. Ben ise çekerim.yollu.net

Önce bileklerini alırım. Soğuk metal kelepçe, bileğinin ince derisine temas ettiğinde Şule’in vücudunda hafif bir seğirme hissederim. Tıkırdayan ses, odayı doldurur, özgürlüğünün sonunun sesi. Diğer bileğini de yatağın demir kafesine, aynı noktaya sabitlerim. Artık elleri kafasının üzerinde, savunmasız. Benim oyuncakım oldu.

Şimdi ayaklar. Kırmızı ipleri çantadan çıkarırım. Dokusu pürüzlü, cildi yakıcı bir ip. Onu yatağın ayak ucundaki metal iskelete bağlamak için düğümleri atarken, Şule’in kalçalarını hafifçe yukarı kaldırması, bana daha da açılmasını sağlar. İp, bileklerine dolanırken derisinin bembeyaz halini görebilirim, o parlak ten üzerindeki kırmızı ip bir zıtlık yaratıyor. Bacaklar geniş açık, ip gerilir ve bağlanır. Artık hareket edemez. Tümüyle benim kontrolüm altında, tam bir teslimiyet.yollu.net

Üzerindekileri çıkarmaya başlarım. Önce o dar siyah elbiseyi yukarı doğru sıyırmak için belinden tutarım. Kumaş, vücudunun kıvrımlarını zorlayarak yukarı çıkar, vücudunu açığa çıkarır. İç çamaşırı yok. Sadece o pürüzsüz, traş olmuş amı ve göğüsleri ortada kalır. Göğüslerinin uçları, havadaki serinliğe ve bu pozisyonun verdiği heyecanla sertleşmiş, kabarmış birer üzüm tanesi gibi duruyor, bekliyor.yollu.net

Bacaklarının arasına otururum. Şimdi o iri dildo’ların en küçüğünü alırım. Elime yapışan kauçuk dokusu, gerçek bir alete hiç benzemiyor ama Şule için bu, gerçek olandan daha önemli, daha tatmin edici. Onunla oynamaya başlarım. Önce ucuyla amının dudaklarını okşarım. Islaklığını hissedebiliyorum. Daha dokunmadan önce bile sırılsıklam olmuş, sızıyor.yollu.net

“Hazır mısın?” diye sorarım ama cevap beklemeden hareket ederim. Zaten cevabı biliyorum.

Dildo’yu yavaşça içine iterim. Şule’in göğüsleri havaya kalkar, derin bir nefes alır. İp gerilir, kelepçeler metalik ses çıkarır. O kauçuk şeyi içine sokup çıkarmaya başlarım. Hızlanıyorum. Her girişinde Şule’in vücudu gıdıklanır gibi titrer. İçindeki her kası sıkılaştırıyor, o yabancı cismi içine çekmek istiyor, kendinden geçiyor.

“Daha sert,” diye inler. Sesi kısılmış, boğuk bir inilti. “Daha sert becer beni. Acı çekmek istiyorum.”

İkinci dildo’yu alırım. Bu biraz daha kalın. İlkini çıkarıp yerine yavaşça ikincisini yerleştiririm. Şule’in gözleri kapanır, başını geriye atar. Dudakları hafifçe açık, nefesleri kesik kesik. Onu sertçe içine alıp çıkarmaya başlarım. O kauçuk alet, amını zorluyor, genişletiyor, sınırlarını zorluyor. Islak sesler, odayı dolduruyor. Tak, tak, tak. Vücutları birbirine çarpmanın o iğrenç, müstehcen sesi.yollu.net

Şule’in kalçaları, yatağın sert yüzeyine çarpıp zıplıyor. Kalçalarının o beyaz teni, her darbede hafifçe titriyor, jöle gibi kıvranıyor. Dildo’yu daha derine ittiğimde Şule bir çığlık atar ama acıdan değil, hazzdan. O çığlık, odanın duvarlarına çarpıp geri yansır, kulağıma müzik gibi gelir.yollu.net

“Daha da sert!” diye bağırır. “Kır beni! Beni yok et!”

Üçüncü dildo’yu, en büyüğünü alırım. Bu devasa bir şey. Şule’in gözleri açılır, o kauçuk canavarı görünce genişler. Korku ve arzu karışık bir ifade. Onu amının dudaklarına dayarım. Üstüne tükürürüm, kayganlaştırmak için. Sonra, zorlayarak içine iterim. İçine girmesi için zorlamam gerekir, o kadar büyük.yollu.net

Şule’in vücudu gerilir, ip maksimum derecede gerginleşir, kelepçeler cildini keser. “Ah! Evet!” diye bağırır. O devasa dildo, içini dolduruyor, taşırıyor. Onu vahşice içine sokup çıkarmaya başlarım. Hızım artıyor, ritmik ve acımasız. Dildo’nun her girişinde Şule’in göbeği kasılır, nefesi kesilir, gözleri kayar.

“Siktir lan beni!” diye bağırır. O nazik, sadık eş dili yok artık. Bir fahişe gibi konuşuyor. “Amımı parçala! Beni orospu gibi kullan!”yollu.net

Dildo’yu çıkarırım. Şule boşluk hissedince titrer, içi boşlukla çığlık atar. Ama yerine başka bir şey geliyor. Kendimi açarım. Sikim zaten dimdik, ayakta, damarları patlamış durumda. Onu Şule’in o ıslak, kırmızı amına dayarım. Hiçbir uyarı yapmadan, tek hamlede içine dalarım.

Şule çığlık atar. “Ah! Siktir!”

Kalçalarına kavranırım. Parmaklarım, o yumuşak deriye gömülür. Sertçe içine girip çıkmaya başlarım. Her darbede, gövdem Şule’in göğüslerine çarpıyor. O iri memeler, ritmik bir şekilde zıplıyor, birbirine çarpıyor. Sikimi, amının derinliklerine kadar sokuyorum. Taşaklarım, amının dudaklarına çarpıyor, o iğrenç, ıslak ses çıkartıyor.

“Seni orospu!” diye hırıldarım. Sikimi sertçe içine sokarım. “Bunu istedin, ha? Kocan bunu yapabilir miydi?”

Şule kafasını sağa sola sallar. “Evet! İstiyorum! Siktir beni! Kocam sikecek! O bir salak!”

Onu sertçe becermeye devam ederken, elim kalçasına gider. Açık bir şaplak indiririm. Pat! Ses, odanın içinde yankılanır. Şule’in kalçasında kıpkırmızı bir iz belirir, hemen parlar.

“Ah!” diye çığlık atar. Ama bu çığlıkta bir zevk var. Daha çok ister. Acı onu azdırıyor.

Bir şaplak daha. Pat! Diğer kalçası da kızarır. Şule’in vücudu kasılır, amı sikimi daha sıkı sarar, boğazım gibi sıkar. Acı ve zevk birbirine karışıyor, o ikisi bir oluyor.

“Daha fazla tokatla!” diye inler. “Kalçalarımı yak! Beni döverek sik!”

Şaplaklar yağmaya başlar. Pat! Pat! Pat! Kalçaları kıpkırmızı olur, şişer, morarır. Her şaplatışta Şule bir çığlık atar, sikimi daha derine alır. O sıcak, dar am, beni boşaltmaya zorluyor, beni içine çekiyor.

Sikimi çıkarırım. Şule’in yüzünde bir hayal kırıklığı belirir ama ben bitmedim. Onu çeviririm. Yüzüstü döner, kalçaları havada, başı yastığa gömülü. Bacakları hala bağlı, elleri hala yukarıda. Bu pozisyon, onu daha da savunmasız yapar, tam bir itaatkar köle gibi.

Sikimi, o kıpkırmızı, şişmiş kalçalarının arasına yerleştiririm. Amına tekrar girerim. Bu sefer daha derine, daha sertçe. Kalçalarını avuçlarımla çeker, kendime doğru bastırırım, o daracık delikten zevk alırım.

“Seni fahişe!” diye hırıldarım. Sikimi amından çıkarır, göt deliğine dayarım. Şule’in vücudu gerginleşir. Göte girmeye hiç alışık değil ama bugün her şeyi deneyecek, her deliği benim olacak.

Üzerine tükürürüm, parmağımla göt deliğini açarım. Sikimin ucu, o dar deliği zorlamaya başlar. Yavaşça içine süzülürüm. Şule’in nefesi kesilir, elleri kelepçelerde sıkıca kavranır, acı çeker ama zevk alır.

“Ah! Çok büyük!” diye inler. “Yavaş! Yırtacaksın!”

Yavaşlamam. Aksine, daha sertçe içine dalarım. Götü, sikiymiş gibi sarmaya başlar, beni içine hapsetmek ister. İçinde gezinirken, o sıcak ve dar hissi sikimin başında hissederim. Onu sertçe sikerken, bir yandan da kalçalarına şaplaklar indiririm.

“Pat! Pat! Pat!* Kalçalarındaki kızarıklık morarmaya başlar, şişer. Şule, yastığı ısırır ama inlemeleri engel olamaz. “Siktir götümü! Boşalt içime! Beni kirlet!”

Sikimi götünden çıkarır, tekrar amına sokarım. İki delik arasında gidip gelirim. Islaklıklar karışır, sesler yükselir. Odayı dolduran o müstehcen koku, ter ve am suyunun kokusu. O koku beni çıldırtıyor.

Şule’in vücudu titremeye başlar. Boşalma eşiğine gelmiş. Onu daha hızlı, daha sert sikerim. Sikimi amının derinliklerine kadar sokarım, ta köküne kadar.

“Boşal!” diye emrederim. “Bana ver o suları! Sıvrat orospu!”

Şule, kasılarak boşalır. Amından fışkıran sular, sikimi ve bacaklarımı ıslatır. O sıcak, kaygan sıvı, sikimi daha da hızlanmaya iter. Ben de boşalmak üzereyim ama henüz bitmedim, onu daha çok kirletmem lazım.

Sikimi amından çıkarırım. Şule, nefes nefestedir, vücudu titrer. Gözleri kapalı, yüzünde bir huzur ve tatmin ifadesi var. Ama ben daha bitmedim. Onu tamamen benim yapmak istiyorum.

Ayağa kalkarım. Şule’in yattığı yatağın yanına, bacaklarının yanına dururum. Sikimi elime alırım, sıvazlamaya başlarım. Şule gözlerini açar, ne yapacağımı anlamaya çalışır. Ama ben ona zaman tanımam.

Hissediyorum. O basınç, mesanenin dibinde biriktikçe büyüyor. Sikimin ucu, Şule’in üzerine, o göğüslerinin üzerine ve karnına hedeflenmiş durumda. Biraz daha sıvazlarım, son bir hamleyle boşalırım.

Sıcak, sarı sıvı, Şule’in üzerine fışkırır. Göğüslerini, karnını, hatta yüzüne kadar damlar. Şule şaşkınlıkla izler ama kaçamaz. Bağlıdır. Tepkisi, o şaşkınlığın yerini bir anda garip bir hoşnutluğa bırakmasıdır. Kendini kirletilmekten hoşlanıyor.

Sıvı, tenine yapışır, akar. Odaya yayılan o idrar kokusu, müstehcen bir atmosfer yaratır. Şule, üzerimdeki son damlaları da sıktıktan sonra sikimi bırakırım.

Şule’in üzerinde o sıcak sıvı parlıyor. Göğüsleri, idrarla kaplı. Nefes nefese, bana bakıyor. Gözlerinde o hala bitmemiş bir arzu var. Daha fazlasını istiyor.

“Temizle beni,” der Şule. Sesi kadeşmiş, boğuk. Ama benim için bu, yeni bir başlangıç.

Elimi Şule’in göğsüne götürürüm, o sıcak sıvıyı parmaklarımla toplarım. Sonra parmaklarımı Şule’in ağzına sürerim. O, tereddüt etmeden parmaklarımı emer, üzerindeki sıvıyı yutar. Kendi idrarını yutuyor, ne kadar da aşağılık.

“İyi orospu,” derim. Şule, bu sözleri duyunca daha da azmış gibi tepki verir. Bacakları, ip gerilmesine rağmen açılmaya çalışır, sikimi tekrar istiyor.

Onu çözmeye başlarım. Önce ayaklarından ipi çözerim. Sonra ellerindeki kelepçeleri açarım. Şule, serbest kalınca yatakta kıvrılır, üzerini temizlemeye çalışmaz. Aksine, o sıvının tadını çıkarmak ister, teninde hissetmek ister.

Yatağa, Şule’in yanına yatarım. Onun sıcak, terli ve idrar kokan tenine sarılırım. Dudaklarını bulurum, öperim. Tadı, o akşamın tadı. Tuzlu, metalik ve iğrenç. O tadı damaklarımda hissetmek istiyorum.

“Bir daha yapalım,” fısıldar Şule kulağıma. “Bir daha. Daha sertten.”

Ona sarılır, o gece için bitmediğimi hissettiririm. Otel odasının penceresinden dışarıdaki şehir ışıklarını görürüm ama odanın içindeki karanlık, o iğrenç ve müstehcen karanlık, bizi yutmaya devam eder. Şule’nin tenindeki o kıpkırmızı şaplak izleri, üzerindeki kurumaya başlayan idrar damlaları… Her şey, o akşamın bir parçası.

Onu tekrar çeviririm. Bu sefer daha yavaş, daha zevkli. Sikimi, o ıslak amına tekrar yerleştiririm. Şule inler, başını geriye atar. Yatağın sesi, bizim sesimiz, odayı doldurur.

Her içine girişimde, Şule’in vücudu bana daha çok sarılır. Bacaklarımı beline dolamaya çalışır, hala yorgunluk belirtisi göstermez. O gece, hiçbir şey bitmez. O idrarın tadı, o şaplakların acısı, o dildo’ların sertliği… Her şey, bizim dünyamız olur.

Ve ben, onu her sertçe sikişimde, sadık dostumın bu azgın karısının, aslında ne kadar da bir orospu olduğunu bir kez daha kanıtlarım. Onun içindeki o canavarı uyandırırım ve o gece, o otel odasında, biz o canavarla dans ederiz. Onu her delikten siker, her yerime boşaltırım. O gece, o oda, bizim cehennemimiz olur.